Özgeçmiş

 

KAYIHAN KESKİNOK

(26 Ocak 1923/İzmir – 18 Nisan 2015/Ankara)

Kayıhan Keskinok 1923 yılında, emperyalist saldırılara karşı ilk kurşunun anıtlaştığı, utkunun kenti İzmir’de doğdu. Çocukluğunun ilk yılları, kaçan düşmanın evsiz barksız bıraktığı, yakıp yıktığı kararmış topraklarda, yanık kiremit kokuları arasında geçti. 1930-35 yıllarında sırasıyla Gazipaşa (Uşak), Karapınar (Adana, Belemedik) ve İsmet İnönü (Adana) İlkokulllarında okudu. Ortaöğrenimine 1935 yılında Adana I. Ortaokulu’nda başladı. 1941 yılında Adana Öğretmen Okulu’nu bitirdi. 1941-42 ders yılında Iğdır İkinci İlkokulu’nda öğretmenlik yaptı.

1942 yılında girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-iş Bölümü’nü 1945 yılında bitirdi. Enstitüde, resim dalında Refik Epikman ve Malik Aksel’in, modlajda Hakkı İzet’in öğrencisi oldu.

Ankara o yıllar, II. Dünya Savaşı’nın bütün maddi sıkıntılarına karşın, halka ve üniversite öğrencilerine yönelik, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın düzenli konserleriyle, Devlet Konservatuvarı Uygulama Sahnesi’nin opera ve tiyatro etkinlikleriyle ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın devrimci bir sürat ve çoşkuyla halka sunduğu “Klasikler” olarak ün yapan çeviri çalışmalarıyla övünç duyulan bir kültür başkentidir. Kayıhan Keskinok bütün bu kültürel kaynaklardan yararlanarak kendisini yetiştirmiş, resim çalışmalarının yanı sıra, okulun tiyatro topluluğunda ve korosunda yer almış, spor etkinliklerine katılmış, Türkkuşu’nun planör ve paraşüt eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır.

Sırasıyla, Boğazlıyan (1946) ve Görele (1948-50) Ortaokullarında, Kars (1950), Trabzon (1950-60) ve Ankara Kurtuluş (1961-62) Liselerinde resim ve sanat tarihi öğretmeni olarak çalışmış, bu görevleri sırasında kendisini hem eğitmen hem de bir sanatçı olarak yetiştirmiştir. İlk kişisel sergisini 1956 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Fakültesi’nde açmıştır.

1960 yılında Lozan Güzel Sanatlar Okulu’nda (Ecole des Beaux-Arts) “biçim grameri” alanında öğrenim görmüş, 1962 yılında öğretmen olarak atandığı Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nde aynı alana yönelik “Form ve İnşa” dersini eğitim programına sokmuştur. Bu eğitim kurumunda 1968 yılına kadar çalışmıştır. 1970 yılında TRT Televiyonu Artistik Hizmetler Şubesi’nde göreve başlamış, dekoratör ve müdür olarak on yıl kadar çalıştıktan sonra bu kurumdan 1980 yılında emekli olmuştur.

1968 yılında İstanbul Opera Binası Sanat Yarışması Resim Mansiyonu’nu, 1973 yılında 34. Devlet Sergisi Ödülü’nü, Kültür Bakanlığı 50. Yıl Resim ve Heykel Yarışması’nda Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü’nü ve DYO 7. Resim Sergisi Jüri Özel Ödülü’nü, 1976 yılında 37. Devlet Sergisi Ödülü’nü, 1981 yılında Cumhuriyet Senatosu Atatürk Resim Yarışması Birincilik Ödülü ile Kültür Bakanlığı Atatürk ve Devrimleri Resim Yarışması Ödülü’nü, 1994 yılında Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Onur Ödülü’nü, 1999 yılında GESAM Cumhuriyetle Gelenler Hizmet Ödülü’nü almıştır. Sanatçıya, 1998 Yılında Devlet Sanatçısı ünvanı verilmiştir.

Ankara Uluslararası Film Festivali, Ülkemiz sanatına görsel iletişim yoluyla katkıda bulunan sanatçılara verdiği Sanat Çınarı Ödülü’nü 2006 yılında “Türk resim sanatının cumhuriyetle yaşıt en önemli temsilcilerinden, çağdaş bir eğitimci olarak yetiştirdiği sayısız öğrenciyle resim sanatına önemli katkılarda bulunan, yüzlerce çağdaş eseri Türk resim sanatına kazandıran, Atatürk ilkelerinden ödün vermeyen, büyük şair Nazım Hikmet’in Türk ulusunun kahramanlık destanını anlattığı Kuvayi Milliye dizelerini resmiyle buluşturan, aydın olmanın, çağdaş olmanın bilinci ve sorumluluğuyla dimdik ayakta durmayı, inandıklarından ödün vermemeyi başaran sanat emekçisi” olması gerekçesiyle Kayıhan Keskinok’a vermiştir.

Sanatçı, 2006 yılında Çağsav Onur Ödülü’nü, 2007 yılında Art Form II. Plastik Sanatlar Sanatçı Onur Ödülü’nü, 2008 yılında Kültür Bakanlığı Kültür Sanat Hizmet Ödülü’nü, 2013 yılında Trabzon Araştırmaları Merkezi Vakfı (TAMEV)’nın “Yolu Trabzon’dan Geçen Sanatçılar” Projesi kapsamında Hocaların Hocası Ödülü’nü, 2014 yılında da Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Onur Ödülü’nü almıştır. Sanatçı Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği’nin kurucu üyesidir. Derneğin logosu sanatçının tasarımıdır.

İzmir ve Ankara Resim ve Heykel Müzeleri ile Yugoslavya Potiçelli Kenti Sanatçılar Kolonisi Müzesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve diğer resmi kuruluşlar ile özel koleksiyonlarda yapıtları bulunan sanatçı 1982 yılından 2012 yılı sonuna kadar Galeri Sanatyapım’da kendi adını taşıyan atölyeyi yönetmiştir.

18 Nisan 2015 tarihinde Ankara Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’nde yaşama veda etmiştir.

Kayıhan Keskinok, 1945-1950 arasında Cezanne’ı anımsatan renk geçişleri kullanmış, düzenlemelerine figürü 1946’da katmıştır. Kısa süreli figürsüz soyut resim arayışları sayılmaz ise, ellili yıllar sanatçının geri dönmeksizin çok figürlü resimlere yöneldiği yıllardır. Sanatçı 1970’lerin sonundan başlayarak figürün yer aldığı mekanı soyutlama deneylerine girmiş, resimlerine masalsı öğeleri sokmuştur. 1980’lerde resimlerinde zaman kavramını irdelemiş, imgelerin üstüste bindirilmesi tekniğini geliştirmiştir.

Kayıhan Keskinok’un figürlü ya da figürsüz bütün resimlerde sürekli bir hareket göze çarpar. Sanatçının olgunluk döneminde konulardaki hareketin, desen ve renklerdeki hareketle tamamlanması arayışı gözlenir. Hareket aynı zamanda gerçek ile düşsel dünya arasındaki gidiş gelişler ile tamamlanır. Keskinok’un resimleri, doğadaki ve toplumdaki hareket öğeleri ile resmin kendi hareket olanaklarının bireşimini yakalamaya çalışır.

Sanatçının gençlik döneminde, harekete izin veren bol figürü zorunlu kılan konuları yeğlemesi daha sonraki yıllarda hareketi en kısıtlayıcı konularda bile resimsel hareketi yaratan teknikler geliştirebilmesine zemin hazırlamıştır. Kayıhan Keskinok’un resimlerinde hareketi öne çıkaran konular, sanatçının resimsel hareket olanaklarını ve tekniklerini geliştirebilmesine imkan sağlamış, bu yolda yetkinleşmesi en zor konuların üzerine cesaretle gidebilmesinin yolunu açmıştır. Resimde hareket olanakları yaratan tekniği, sanatçının her konuyu, tarihsel bir gelişme olarak, ikilemleri, gerilimleri ve çelişkileri içinde ele alabilmesine imkan sağlamıştır. Sanatçı üzerinde çalıştığı konularda insana özgü yaşam sevincini yakalamaya çalışmıştır durmaksızın; resimlerinde iyiye ve güzele yönelmeyi bir felsefi tutum olarak benimsemiştir.

Keskinok’un konularındaki çeşitlenme ve zenginleşme, resimlerindeki mekan anlayışında da farklı ele alışlar ile başbaşa ilerlemiştir. Zamanla bol figürlü resimlerindeki hareketi yer çekimsiz bir ortama taşımıştır. Resimlerindeki figürler birbirleriyle bağıntılarını yitirmeksizin sanki topluca hareket ediyor izlenimi vermektedir; figürler yer çekiminden koparak uzayda hareket ederler. Resimde varılan bu çözüm, düşsel ve fantastik konuların ele alınmasına izin vermiştir resimlerinde. Hareket halindeki kadın bedenleri, atların ve erkeklerin, kadın bedeniyle, zariflikleriyle karşıtlık oluşturan yabanıl tavırları sanatçının vurguladığı resimsel öğelerdir.

Sanatçı tek figürlü ya da çok figürlü olsun bütün resimlerini görsel belleğinin yardımıyla, herhangi bir canlı, ya da modele başvurmadan gerçekleştirmiştir. Kendi anlatımıyla “görsel bellekten çalışabilmek için en başta, o hareketi yaşamanız gerekir”. Kayıhan Keskinok tüm eserlerinde ele aldığı konularda yaşadığı hareketlerden yararlanmıştır. Sanatçı olarak en büyük zenginliği de bu deneyime dayanıyor.

Hüseyin Bedri